Uluslararası İş Sağlığı Güvenliği Politikaları ve Stratejileri


Uluslararası İş Sağlığı Güvenliği Politikaları ve Stratejileri

.

İş sağlığı ve güvenliği konusu çalışma hayatının en temel konularından biridir. İş sağlığı ve güvenliğigünümüzde bir bilim dalı olarak kabul görmektedir. İş sağlığı ve güvenliği diğer bilim dallarında olduğu gibi üretim sürecindeki, toplum hayatındaki değişikliklere bağlı olarak sürekli olarak gelişim göstermektedir. Üretim süreçlerini, üretim yöntemlerini, verimliliği, ergonomiyi, çalışanların sağlığını yakından ilgilendiren iş sağlığı ve güvenliği konusu günümüzde çevre konusuyla birlikte düşünülmekte, birlikte ele alınmaktadır.

Çağdaş toplumlar insana ve çalışana değer vererek, çalışma hayatını çalışma çevresiyle birlikte daha insancıl hale getirerek, yaşam kalitesini yükselterek, verimliliği artırarak hedeflerine ulaşmaktadırlar.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), Dünya Sağlık Örgütü (WHO), AB (Avrupa Birliği) gibi uluslararası kuruluşların çalışmaları bu yönde olup sözleşme, tavsiye kararları ve metinleri bu yöndedir. Avrupa Birliği’nde topluluk düzeyinde geliştirilen ve yüksek bir koruma düzeyi içeren standartlardan biri de iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgilidir.

Çevre ve iş sağlığı ve güvenliği konusuna gereken önem verilmediğinde, bu alandaki sorunlar kendini çevre kirliliği, hastalıklar, üretim kaybı, iş kazaları, meslek hastalıkları ve ölümler şeklinde göstermektedir.

Avrupa’da İş Kazaları, Meslek Hastalıkları ve Ölümler

2000-2007 yıllarını kapsayan dönemde Finlandiya, Danimarka, İsveç, Norveç, Lüksemburg, İrlanda, Yunanistan ve Hollanda ölümcül iş kazaları bakımından Avrupa’nın en iyi durumundaki ülkeleri olarak yer alırken, Almanya, İtalya ve Türkiye en kötü tabloya sahip ülkeler olarak dikkati çekmektedir. Son yıllarda Avrupa Birliği’ne üye olan Bulgaristan, Macaristan ve Romanya’da hayatını kaybeden çalışan sayısı sırasıyla 149, 119 ve 474 kişidir. 2007 yılında Almanya’da 682, İtalya’da 847 çalışan hayatını kaybederken, Türkiye’de aynı yıl ölümcül iş kazaları sonucunda 1044 çalışan hayatını kaybetmiştir. Dünyada en fazla iş kazası olan ülkeler arasında Türkiye üçüncü sırada yer alırken, AB ülkeleri arasında ölümlü iş kazaları açısından ilk sırada yer almaktadır.

Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun verilerine göre Türkiye 2003-2007 döneminde yüz binde 14.4, 13.6, 15.5, 20.0 ve 12.0 ile ölümlü iş kazası oranında ilk sırada yer almaktadır. Türkiye’de ölümlü iş kazası oranı İngiltere’den yaklaşık 20 kat daha fazladır.

Dünya Sağlık Örgütü WHO’nun verilerine göre Türkiye 2003-2007 döneminde yüz binde 7.8, 6.2, 7.5, 7.3 ve 14.2 ile meslek hastalıklarında son sırada yer almaktadır. Türkiye’de meslek hastalığı oranı İsveç’ten 32 kat daha azdır.

ILO kaynaklı iş kazaları ve meslek hastalıklarıyla ilgili bazı karşılaştırmalı bilgiler:

  • Dünyada her yıl 2 milyon işçi iş kazalarından veya meslek hastalıklarından hayatını kaybediyor.
  • Dünyada her yıl 160 milyon işçi işle ilgili meslek hastalıklarına yakalanmaktadır.
  • Dünyada her gün 5 bin işçi hayatını kaybetmektedir. Başka bir ifadeyle, dünyada her bir dakikada 3 işçi ölmektedir.
  • Dünyada her yıl 22 bin çocuk işçi iş kazalarında hayatını kaybetmektedir.

Pakistan’daki bir fabrika işçisinin işyerinde herhangi bir nedenle ölme olasılığı Fransa’daki bir fabrika işçisine göre 8 kat daha fazladır.

Kenya’da taşımacılık sektöründe çalışanlar arasındaki ölümler Danimarka’dakinden on kat daha fazladır.

Guatemala’daki inşaat işçilerinin çalıştıkları işlerde ölme olasılıkları İsviçre’de aynı işyerinde çalışanlara göre 6 kat daha fazladır.

Dünya gayri safi hasılasının yüzde 4’ü yaralanma, kazalar ve hastalıklar nedeniyle kaybolmaktadır. (ILO ölçütlerine göre 2008 yılında Türkiye’nin iş kazaları ve meslek hastalıklarından dolayı katlanacağı maliyet yaklaşık 38 milyar TL olarak hesaplanmaktadır.)

Son yirmi yılda iş kazalarında Japonya ve İsveç’te yüzde 20, Finlandiya’da ise yüzde 62 oranında bir düşüş olmuştur. Bunun nedeni daha az işçinin tehlikeli işlerde çalışması ve işyerlerinin daha güvenli hale getirilmesi olarak açıklanmaktadır.

ILO’nun 2002 yılında hazırladığı “Güvenlik Kültürü Raporu”na göre, meslek hastalıklarının tümü, iş kazalarının yüzde 98’i önlenebilir kazalardır. Bu kazaların ancak yüzde 2’si önlem alınsa bile önlenememektedir. ILO’nun Raporu’nun iş kazaları ve meslek hastalıklarının, dolayısıyla yaralanmaların ve ölümlerin kader olmadığını göstermektedir.

Avrupa Birliği Komisyonu İlerleme Raporlarında İş Sağlığı ve Güvenliği

2011 yılı İlerleme Raporu’nda, Türkiye ile ilgili şu görüşlere yer verilmiştir: “İşçi sağlığı ve güvenliği alanında sınırlı bir gelişme kaydedilmiştir. Türkiye, 2010 Kasım’ında işçi sağlığı güvenliği hizmetlerine ilişkin yasayı, işyeri sağlık güvenlik birimlerinin kurulması, işyeri hekimlerinin sorumlulukları ve niteliklerini de içinde barındıracak şekilde kabul etmiştir. Yeni Borçlar Kanunu, işyerlerinde karşılaşılan mobbingi kapsamına almaktadır. Kanunla beraber, mobbingle mücadele komisyonunun kurulması talimatını veren bir Başbakanlık Genelgesi de yayımlanmıştır.  İçinde İş Teftiş Kurulunun yer aldığı ilgili kamu kurumları ve bu kurumların bölge temsilciliklerinde çalışan personel, müktesebatın iç hukuka aktarılmış kısmının uygulanması ve işyerlerinde işçi sağlığı ve güvenliğinin geliştirilmesi için eğitim almaya devam etmiştir. Bu faaliyetlerden özel sektör de yararlanmıştır. Ölümcül silikozis hastalığına yakalanmış işçilerin durumuna dikkat çeken hukuki ve adli girişimlerde bulunulmuştur. Buna rağmen, işyerlerinde sağlık ve güvenliğe ilişkin Çerçeve Yönetmelik henüz ulusal hukuka aktarılmamıştır. Özellikle çok sayıda ölümlü iş kazasının görüldüğü KOBİ’lerde, mevzuatın uygulanmasında sorunlar vardır ve bu durum medyanın dikkatini çekerek tüm sistemin kamuoyu tarafından eleştirilmesine neden olmaktadır. İş Teftiş Kurulunun idari kapasitesi ek personel temini sayesinde artmıştır. Resmi istatistiklere göre 2009’da Türkiye’de 64 bin 316 iş kazası yaşanmıştır. Resmi istatistikler 2009’da yaşanan iş kazalarının 2008’dekinden yüzde 12 daha az olduğunu belirtmektedir. Bu göstergelere karşın, verilere kayıt-dışı sektörün de dahil edilmesi halinde yaşanan iş kazası sayısı daha yüksek tespit edilecektir. Ayrıca meslek hastalıklarının tanısı, raporlanması, ilgili verilerin toplanması ve olumlu uygulamaların taraflar arasındaki paylaşımının sağlanması için çalışmalara ihtiyaç vardır. “

 Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi

İşte sağlık ve güvenlik bir insan hakkıdır: İşyerinde sağlık ve güvenlik, 1948 tarihli Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde şu şekilde yer almaktadır:

Madde 7 Bu sözleşmenin Taraf Devletleri, herkesin adil ve elverişli çalışma    koşullarında, özellikle güvenli ve sağlıklı ortamlarda çalışma hakkını tanırlar.

Madde 23 Herkesin, kendi özgür seçimiyle belirlediği bir işyerinde, adil ve elverişli çalışma koşullarında çalışma hakkı vardır.

Herkesin herhangi bir ayrım gözetilmeksizin eşit iş için eşit ücret hakkı vardır.

Herkesin kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır ve gerektiğinde başka  toplumsal koruma yollarıyla desteklenmiş bir yaşam sağlayacak adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır.

Madde 24 Herkesin iş saatlerinin makul ölçüde sınırlandırılması ve ücretli dönemsel tatiller dahil, dinlenme ve boş zamana hakkı vardır.

ILO / WHO Ortak Komitesi’nin İş Sağlığı Tanımı

Ortak Komite’nin 1995 yılındaki 12’inci oturumda gözden geçirdiği tanım şöyledir: “İş sağlığı, hangi işi yaparlarsa yapsınlar bütün çalışanların fiziksel, zihinsel ve sosyal refahlarının mümkün olan en yüksek düzeye çıkarılmasını ve burada tutulmasını; çalışma koşullarından kaynaklanan sağlık sorunlarının önlenmesini; işçilerin fiziksel ve biyolojik kapasitelerine uygun mesleki ortamlarda çalıştırılmalarını; özetle işin insana, insanın da işine uygun hale getirilmesini hedefler.”

ILO Sözleşmeleri

ILO’nun iş sağlığı ve güvenliği alanındaki politikası temelde iki uluslararası sözleşme ve tavsiye kararlarında özlü bir biçimde görülmektedir. Bunlardan ilki, 1981 tarihli ILO’nun 155 sayılı İş Sağlığı ve GüvenliğiSözleşmesi  ve 164 sayılı Tavsiye Kararıdır. Bu sözleşme ve tavsiye kararı, ulusal ölçekte bir güvenlik ve sağlık politikası oluşturulmasına olanak tanımakta, çalışma ortamlarının iyileştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerek hükümetler tarafından gerekse işyerlerinde yapılabilecekleri belirlemektedir. İkinci temel sözleşme, 1985 tarihli ILO’nun 161 sayılı İş Sağlığı Hizmetleri Sözleşmesi ve 171 sayılı Tavsiye Kararıdır. Bu sözleşme ve tavsiye kararı, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki uygulamalara katkıda bulunmak üzere işyeri bazında iş sağlığı hizmetleri düzenlenmesini öngörmektedir.

Türkiye ILO’nun 155 ve 161 sayılı sözleşmelerini imzalamıştır. 134 sayılı İş Kazalarının Önlenmesine (Gemiadamları) İlişkin Sözleşme, 152 sayılı Liman İşlerinde Sağlık ve Güvenliğine İlişkin Sözleşme ile 164 sayılı Gemiadamlarının Sağlığının Korunması ve Tıbbi Bakımına İlişkin Sözleşmesi de Türkiye tarafından kabul edilmiştir.

İş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili diğer önemli sözleşmeler şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • ILO’nun 1988 tarihli 167 sayılı İnşaat İşlerinde Sağlık ve Güvenlik Sözleşmesi ve 175 sayılı Tavsiye Kararı.
  • ILO’nun 1995 tarihli 176 sayılı Madenlerde Sağlık ve Güvenlik Sözleşmesi ve 183 sayılı Tavsiye kararı.
  • ILO’nun 184 sayılı Tarımda Sağlık ve Güvenlik Sözleşmesi.
  • ILO’nun 187 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliğini Teşvik Sözleşmesi

Ülkemiz, iş kazalarının ve meslek hastalıklarının en yoğun olduğu inşaat, maden ve tarımsal alanlardaki ILO sözleşmelerini ve 187 sayılı ILO Sözleşmesini henüz onaylamamıştır.

Avrupa Birliği İş Sağlığı ve Güvenliği Direktifleri

Çerçeve Direktif: İşte İşçilerin Güvenlik ve Sağlığının Geliştirilmesini Destekleyen Önlemler Alınması Hakkındaki 12 Haziran 1989 Tarihli ve 89/391/EEC Sayılı Konsey Direktifi. Avrupa Birliği’nin iş sağlığı ve güvenliğialanındaki temel ilke ve kurallarını belirleyen en önemli hukuki çerçeveyi oluşturan bir metindir.

İşyeri ve İş Teçhizatıyla İlgili Direktifler

İşkolları ve İşlerle İlgili Direktifler

Fiziksel, Kimyasal ve Biyolojik Etkenlerle İlgili Direktifler

Risk Gruplarının Korunmasıyla İlgili Direktifler

Çalışma Süresiyle İlgili Direktifler

Meslek Hastalıkları (Avrupa Meslek Hastalıkları Listesi Hakkındaki 19 Eylül 2003 Tarihli ve 2003/670/EC Sayılı Komisyon Tavsiyesi)

Direktiflerin Uygulanması Hakkındaki Komisyon Bildirimi (Yukarıdaki direktif hükümlerinin uygulanması hakkındaki Avrupa Parlamentosu, Konsey, Ekonomik ve Sosyal Komite ve Bölgeler Komitesi için hazırlanmış Komisyon Bildirimi)

1097 Görüntülenme

Yorum